Masal

Genellikle olağanüstü olayların anlatıldığı, yer ve zamanın kesin olarak bilinmedi edebi ürünlere masal denir. Masalların Genel Özellikleri: Halkın dilinde anlatılarak oluşan anonim ve sözlü edebiyat ürünüdür. Masalar derleme yoluyla sonradan bir yazar tarafından yazıya geçirilir. Masallar şiir ve düz yazı karışık olabilir. Masalların çoğunun girişinde tekerlemeler bulunur. Masallar, kolay anlaşılır ve akıcı bir anlatıma sahip olduğu için çocuklar tarafından çok sevilen eğitici bir türdür. Masallar, içerisindeki olağanüstü durumlar sebebiyle merak duygusunu en fazla uyaran yazı türlerinden biridir. Bu bakımdan masallar çok sürükleyicidir. Masallarda her insanı ilgilendiren evrensel değerler ve konular anlatılır. Doğruluk, dürüstlük, iyilik, güzellik, ahlaklı olmak, erdemli olmak, yardımseverlik gibi duygular verilmek istenir. Ayrıca çevredeki kişilerin, olayların ve yöneticilerin eleştirileri de yapılır. Haksızlıklara karşı halkın ve halk içinde bir önderin direnmesi ve sonuçta mutlaka üstün gelmesi işlenir. Masallarda olay çok önemlidir. Olamaz diye bir şey yoktur. Masallarda belirli bir yer, çevre yoktur. Hayalî bir yer, çevre söz konusudur. “Kafdağının arkasında bir ülke, yedi kat yerin altı, periler padişahının ülkesi” gibi hayalî yerlerdir. Masalda zaman belirsizdir. Hayalî bir zaman vardır. Masallar geçmiş zaman kipi (-miş) kullanılarak anlatılır. “Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…”…

Metinlerin Sınıflandırılması

Herhangi bir yazıyı, anlatımından biçimine, anlamından noktasına-virgülüne kadar her yönden oluşturan unsurların tamamına metin denir. İnsanları etkileme amacıyla estetik bir sanat gayesi güdülerek yazılan yazılara da edebi metin denir. Tarih içerisinde bilimlerin ve edebiyatın gelişmesi sonucunda farklı metin türleri ortaya çıkmıştır. Bu metinlerin birbirleriyle karışmaması amacıyla zaman içinde metinleri sınıflandırılma durumu ortaya çıkmıştır. Metinler bunun üzerine amaçları, yazılış şekilleri, şekli, işlevi gibi özellikleri dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. Bundan hareketle metinler SANATSAL ve ÖĞRETİCİ metinler olarak üzere ikiye ayrılmıştır.                       ÖĞRETİCİ METİNLERİN ÖZELLİKLERİ Genellikle dil göndergesel işlevde kullanılır. Anlatım kısa ve kesin ifadelerle aktarılır. Mecazlı söyleyişler, söz sanatları ve soyut kavramlara pek yer verilmez. Uzun cümleler pek kullanılmaz. Açıklamak, bilgi vermek ve en önemlisi öğretme gayesiyle yazılır. Tarihi olaylar, günlük hayatlar veya bilimsel gerçekler daha çok işlenir. Hayaller, ve hayal gücünün yerini gerçekler alır. SANATSAL METİNLERİN ÖZELLİKLERİ Sanatsal zevk ve estetik duygular için yazılır. Üslup ve anlatıma önem verilir. Hayaller ve gerçeklerin karışmasından elde edilir. Mecazlı ve yan anlam değeri olan sözcükler sık kullanılır. Sanatsal metinler kurmacadır. Anlatmaya ve göstermeye bağlı olmak üzere ikiye ayrılır. Ucu açıktır. Yani her okuyan kendine göre anlamlar çıkarabilir. Anlatmaya Bağlı Metinlerin Özellikleri Olmuş ya da olması…

Fabl
Edebi Bilgiler / Kasım 4, 2017

Kahramanları insanlar gibi konuşan, düşünen hayvanlardır. Fabllar, her ne kadar hayvanlar arasında geçse de insanlara mesaj verme amacıyla yazılmış kısa yazılardır. İnsanlara ahlaki öğüt vermek çok önemlidir. Teşhis (Kişileştirme), İntak(konuşturma) sanatları sıkça kullanılır. Hem şiir hem de düz yazı şeklinde olabilir. Fabllar didaktiktir. Bilinen ilk fabl yazarı Hintli yazar Beydaba’dır. Beydaba’nın Kelile ve Dimne (iyi ve kötü iki çakalın hikayesi) isimli eseri  ilk fabl kitabıdır. Kitap 14 bölümden oluşmaktadır. Dünya edebiyatında fabl deyince akla gelen ilk isim Fransız yazar La Fontaine’dir. Basit ve sade bir anlatıma sahiptir. Doğu kültüründen etkilendiği düşünülmektedir. Fabllarında genellikle kötüyü gösterirken iyinin nasıl olacağını anlatmaya çalışmıştır. M.Ö. 300’lü yıllarda fablları derlenerek yazıya geçirilen önemli fabl yazarı da Eski Yunan Medeniyetinde yaşamış olan Ezop’tur. Türk Edebiyatında Fablın ilk örneği Şeyhi’nin yazdığı “Harname”dir. Batılı anlamda ilk örnekleri Şinasi vermiştir. Ahmet Mithat, Kıssadan Hisse adlı eserini ahlakî gaye güderek yazmıştır. Bu eserde yazar, Ezop’tan, La Fontaine’den yapmış olduğu çevirilere ve kendi yazmış olduğu fabllara yer vermiştir. Recaizade Mahmut Ekrem, La Fontaine’den Horoz ile Tilki, Kurbağa ile Öküz, Karga ile Tilki, Meşe ile Saz, Ağustos Böceği ile Karınca gibi birçok çeviriler yaparak bu alanda Türk Edebiyatına katkıda bulunuştur. Ali Ulvi Elöve “Çocuklarımıza Neşideler” adlı şiir kitabında La Fontaine, Victor Hugo,…

Mektup
Edebi Bilgiler / Kasım 4, 2017

    Mektuplar, “özel mektuplar”, “resmî mektuplar” ve “iş mektupları” olmak üzere üçe ayrılır.  Özel mektuplar: Birbirinden uzakta bulunan yakın akraba veya arkadaşların haberleşmek, bir olayı aktarmak, bilgi vermek, ortak düşünceleri paylaşmak gibi çeşitli amaçlarla yazdıkları ve sadece yazanla okuyanı ilgilendiren mektuplardır Edebî mektuplar: Edebî mektuplar açık olarak bir dergide veya gazetede yayımlanır. Yazar, birine hitaben herhangi bir konudaki görüşlerini, düşüncelerini, duygularını anlatır. Ancak asıl amaç bu duygu, düşünce ve görüşleri herkese anlatmaktır. Edebî mektuplardan yazıldıkları döneme ait sanat, edebiyat ve fikir olayları hakkında bilgi edinmek de mümkündür. Örneğin Cahit Sıtkı Tarancı’nın Ziya’ya Mektuplar ve Nazım Hikmet’in Kemal Tahir’e Hapishaneden Mektuplar’ı edebi mektup türüdür.   Resmi Mektuplar: Kamu kurum ve kuruluşlarıyla kamu hizmeti veren tüzel kişi niteliği kazanmış oda, sendika, baro, meslek birliği gibi çeşitli kuruluşların vatandaşlara ve tüzel kişilere gönderdikleri mektuplara resmî mektup denir. Dilekçe: Çeşitli dilek, ihbar ve şikâyetlerin bildirilmesi ya da herhangi bir konuda bilgi talep edilmesi için resmî makamlara sunulan imzalı ve adresli mektuplara dilekçe denir   İş Mektupları: Ticari işletmelerin birbirlerine ve vatandaşlara, vatandaşların da bu işletmelere gönderdikleri iş, hizmet ve ticaret konulu mektuplara iş mektubu denir. Türk Edebiyatında Mektup Türk edebiyatında mektup türünün geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. “Münşeat larda özel ve resmî mektuplara çokça yer verilmiştir Tanzimat’tan sonra…

Edebi Sanatlar

A-GERÇEK ANLAMA DAYALI OLAN SÖZ SAATLARI 1-TECAHÜLİARİF(BİLİPTE BİLMEMEZLİKTEN GELME): *Şiirde anlam inceliği oluşturmak için bilinen bir şeyi bilmemezlikten gelme sanatıdır. *Tecahüliarifin olduğu yerde genellikle istifham sanatı da vardır? ÖRNEK: *Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz? *Sular mı yandı, neden tunca benziyor mermer? 2- TEKRİR(TEKRARLAMA): Anlamı etkili kılmak için bazı sözcük yada söz öbeklerinin yinelenmesidir. ÖRNEK: *Söz ola kese savaşı/söz ola kestire başı/söz ola oğlu aşı/yağ ile bal ede bir söz. *Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi; Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır. Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi; Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.   3-TENASÜP(UYGUNLUK): Anlam yönünden ilgili sözcüklerin bir arada kullanılması sanatıdır. ÖRNEK: *Koyun verdi kuzu verdi süt verdi Yemek verdi ekmek verdi et verdi *Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. (Yahya Kemal Beyatlı)   4-TELMİH(HATIRLATMA): Bilinen bir olayı, bir kişiyi veya bir durumu hatırlatma sanatıdır. ÖRNEK: *Leyla gelin oldu Mecnun mezarda/ bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda   (Leyla ile Mecnun hikayesine atıfta bulunulmuş) *Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi. (Bedir Savaşına atıfta bulunulmuş) 5- TEVRİYE: Birden fazla gerçek anlamı olan bir sözcüğün yakın anlamını vererek uzak anlamını kastetme sanatına denir. ÖRNEK:…

Öğretici Metinler
Edebi Bilgiler , LYS / Mart 31, 2017

GAZETE ÇEVRESİNDE GELİŞEN METİN TÜRLERİ 1. MAKALE Belli konularda bir gerçeği ortaya koymak, bir düşünceyi savunmak, okuyucuya bilgi vermek için yazılan gazete ve dergi yazılarına denir Makalede yazar, düşüncelerini okuyucuya kabul ettirmeyi amaçladığından nesnel bir anlatıma başvurur. Makalede öne sürülen yargılar kanıtlanabilir verilerle güçlendirilir; tanımlama, örnekleme, tanık gösterme, karşılaştırma gibi düşünceyi geliştirme yolları kullanılır.  Düşünceye dayalı bir metin türü yalın ve duru bir anlatım kullanılır; sanatlı ve soyut ifadelerden uzak durulur. Belgelerden yararlanılabilir.  Makaleler; sanat, edebiyat, siyaset, bilim ve insanla ilgili her konuda yazılabilir. Makale, alanında belli bir bilgi birikimine sahip kişilerce araştırma ve incelemeye bağlı olarak yazılır. Edebiyatımızdaki başlıca makale yazarları şunlardır: Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Ali Suavi, Şemsettin Sami, Hüseyin Cahit Yalçın, Ziya Gökalp, Fuat Köprülü, Süleyman Nazif, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Falih Rıfkı Atay, Ahmet Hamdi Tanpınar.. 2. DENEME Yazarın belli bir konuda kişisel düşüncelerini veya duygularını kanıtlama gereği duymadan yazdığı yazılardır. Her konuda yazılabilir. Denemede ‘ben’  dili vardır. Bana göre ,bence gibi ifadeler sıkça kullanılır. Konular derinlemesine değil yüzeysel olarak anlatılır. Denemenin kurucusu Fransız Yazar Montaigne’dir. İngiliz Bacon da önemli bir denemecidir. Bizde Cumhuriyet döneminde ortaya çıkmaya başlamıştır. Nurullah Ataç en önemli denemecimizdir.  Ahmet Haşim, Ahmet Hamdi Tanpınar, Suut Kemal…

Sanatsal Metinler(Kurmaca Metinler)
Edebi Bilgiler , LYS / Mart 27, 2017

Coşku ve Heyecanı dile getiren metinler.  Şiir Lirik Şiir, Duygusal yönü ağır basan şirlerdir. Bu şiirlerde coşkulu bir anlatım vardır. Epik Şiir, Savaş, kahramanlık gibi konuları işleyen şiirlerdir. Pastoral Şiir, Doğa güzelliklerini, köy ve çoban yaşamını işleyen şiirlerdir. Birkaç çobanın karşılıklı konuşmaları yoluyla oluşturulan pastoral şiirlere “eglog”denir. Bir çobanın ya da ozanın ağzından kır yaşamının güzelliğini, çekiciliğini anlatan pastoral şiirlere “idil”denir. Didaktik Şiir, düşüncenin ağır bastığı, bilgi vermeyi amaçlayan öğretici şiirleridir. Satirik Şiir, Toplum yaşamındaki yanlışlıkları, düzensizlikleri, eksikleri, kişilerin yanlışlarını alaylı bir dille anlatan şiirlere ‘Satirik Şiir’ denir. Satirik şiirler, Divan edebiyatında “hicviye” , Halk edebiyatında “taşlama” adıyla anılır. Dramatik Şiir, manzum tiyatro yapıtlarındaki şiirlerdir. Hayatın acıklı, komik, korkunç yönlerini konu edinir. Mensur Şiir   Mensur şiir, şiirin cümle yapısı ve ahengini koruyan ancak ölçü ve kafiyeye bağlanamayan; şairane bir konuyu, his, hayal ve düşünceyi kısa şekilde ve yoğun bir üslupla anlatan düzyazı türüdür. Mensur şiirde olay örgüsü de vardır. Bu özelliğiyle, öykü ile şiir arasında bir tür sayılır. Mensur şiir, divan edebiyatındaki secili nesirle benzerlikler içerir. Mensur şiirin ilk örneklerini Servet-i Fünun döneminin en önemli sanatçılarından Halit Ziyah Uşaklıgil “Mensur Şiirler” adlı eserinde vermiştir.  Türk edebiyatında mensur şiir türündeki bazı eserler şunlardır: – Halit Ziya Uşaklıgil = Mezardan Sesler. – Mehmet Rauf = Siyah İnciler – Yakup Kadri = Erenlerin Bağından, Okun Ucundan – Ruşen Eşref Ünaydın = Damla…

Göstermeye Bağlı Edebi Metinler
Edebi Bilgiler , LYS / Mart 27, 2017

Geleneksel Türk tiyatrosu      KARAGÖZ Bir çeşit gölge oyunudur. Karagöz öğrenim görmemiş, nüktedan, zeki bir tiptir. Hacivat ise biraz öğrenim görmüş, gösteriş meraklısı, yarı aydın bir tiptir. Oyunda yer alan diğer tipler perdeye sadece Karagöz ve Hacivat’la konuşmak için gelir. Karagöz, bir kişinin yaratıcılığına dayanan bir gösteri türüdür. Hayali ya da hayalbaz denilen Karagözcü’nün bir de yardak adı verilen yardımcısı vardır. Klasik bir Karagöz oyunu genellikle dört bölümden oluşur. Mukaddime, İlk olarak müzikle boş perdede gösterimlik denilen , limon ağacı, çalgıcılar, deniz kızı gibi, çoğu kez konuyla ilgisiz görüntüler olur. Muhavere, Bu bölüm Karagöz ve Hacivat arasında geçer.   Fasıl, oyunun kendisidir. Bu bölümde Hacivat ve Karagöz’den başka olay kişileri de bu bölümde görülür Bitiş, Karagöz oyunun bittiğini haber verir, kusurlar için özür diler, gelecek oyun duyurulur. ORTA OYUNU Orta Oyunu, Karagöz kukla gibi cansız; meddah gibi tek anlatıcılı sözlü oyunlarının yanında canlı oyuncularla oynanan en belli başlı geleneksel tiyatrosudur. Bölümleri, 1 Öndeyiş, 2 Söyleyiş, 3 Fasıl, 4 Bitiş. Oyunun en önemli iki kişisi Kavuklu ile Pişekâr’dır. Kavuklu, Karagöz oyunundaki Karagöz’ün karşılığı, Pişekâr da Hacivat’ın karşılığıdır. MEDDAH Taklitler yapıp hoş öyküler anlatarak halkı eğlendiren sanatçıya meddah denir. Halkın, olayları karikatürize etme gücünün büyük sanatlarından biri olan meddahlık, yüzyıllar boyu yaşamıştır. Meddahlık için…

Olay Çevresinde Gelişen Edebi Metinler
Edebi Bilgiler , LYS / Mart 27, 2017

 Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler       ROMAN Roman, olmuş ya da olabilir nitelikteki olayları ve konuları ele alan edebî türlere denir. En önemli özelliği, uzunluğudur. Romanlarda, toplumsal olaylar ve ilişkiler gerçeklere uygun bir tarzda ele alınır. Cervantes’in Don Kişot adlı eseri dünya edebiyatında yazılan ilk romandır. İlk çeviri romanımız, Yusuf Kamil Paşa’nın 1859’da Fenelon’dan çevirdiği Telemaque ( Telemak) adlı romandır. İlk yerli roman, Şemsettin Sami’nin “Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat” adlı eseridir. İlk edebi romanımız Namık Kemal’in “İntibah” adlı eseridir. İlk gerçekçi (realist) roman Recaizade Mahmut Ekrem’in “Araba Sevdası”dır. Batılı anlamda ilk edebi, kusursuz ve realist romanlar, Halit Ziya Uşaklıgil’in “Mai ve Siyah” ve “Aşk-ı Memnu” adlı romanlarıdır. İlk psikolojik roman, Mehmet Rauf’un “Eylül” adlı romanıdır. En başarılı psikolojik romanımız,Peyami Safa’nın “9.Hariciye Koğuşu”dur. İlk Tezli Roman Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban” adlı eseridir. İlk köy romanı, Nabizade Nazım’ın “Karabibik” romanıdır. İlk tarihi roman Namık Kemal’in “Cezmi” romanıdır.   ÖYKÜ   Öykü(Hikaye) Yaşanmış veya yaşanması mümkün olan olayların okuyucuya haz verecek şekilde anlatıldığı kısa edebî yazılara denir. Olayın hikayesinin kurucusu Fransız Guy de Maupassant’tır. Bizim edebiyatımızda da olay hikayesinin en büyük temsilcisi Ömer Seyfettin’dir. Durum hikayesinin dünya edebiyatındaki kurucusu Anton Çehov’dur. Bizim edebiyatımızda durum hikayesinin en önemli yazarları şunlardır; Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal… Hikaye (öykü) türünün dünya edebiyatındaki ilk örneklerini İtalyan yazar Boccacio’ “Decameron”öyküleri ile vermiştir. Dede Korkut Hikayeleri desten geleneğinden halk öykücülüğüne geçişin ilk izlerini taşır. MASAL Masal genellikle halkın yarattığı, ağızdan ağıza,…

Coşku ve Heyecanı dile getiren metinler(ŞİİR)
Edebi Bilgiler , LYS / Mart 27, 2017

Lirik Şiir, Duygusal yönü ağır basan şirlerdir. Bu şiirlerde coşkulu bir anlatım vardır. Epik Şiir, Savaş, kahramanlık gibi konuları işleyen şiirlerdir. Pastoral Şiir, Doğa güzelliklerini, köy ve çoban yaşamını işleyen şiirlerdir. Birkaç çobanın karşılıklı konuşmaları yoluyla oluşturulan pastoral şiirlere “eglog”denir. Bir çobanın ya da ozanın ağzından kır yaşamının güzelliğini, çekiciliğini anlatan pastoral şiirlere “idil”denir. Didaktik Şiir, düşüncenin ağır bastığı, bilgi vermeyi amaçlayan öğretici şiirleridir. Satirik Şiir, Toplum yaşamındaki yanlışlıkları, düzensizlikleri, eksikleri, kişilerin yanlışlarını alaylı bir dille anlatan şiirlere ‘Satirik Şiir’ denir. Satirik şiirler, Divan edebiyatında “hicviye” , Halk edebiyatında “taşlama” adıyla anılır. Dramatik Şiir, manzum tiyatro yapıtlarındaki şiirlerdir. Hayatın acıklı, komik, korkunç yönlerini konu edinir. Mensur Şiir   Mensur şiir, şiirin cümle yapısı ve ahengini koruyan ancak ölçü ve kafiyeye bağlanamayan; şairane bir konuyu, his, hayal ve düşünceyi kısa şekilde ve yoğun bir üslupla anlatan düzyazı türüdür. Mensur şiirde olay örgüsü de vardır. Bu özelliğiyle, öykü ile şiir arasında bir tür sayılır. Mensur şiir, divan edebiyatındaki secili nesirle benzerlikler içerir. Mensur şiirin ilk örneklerini Servet-i Fünun döneminin en önemli sanatçılarından Halit Ziyah Uşaklıgil “Mensur Şiirler” adlı eserinde vermiştir.  Türk edebiyatında mensur şiir türündeki bazı eserler şunlardır: – Halit Ziya Uşaklıgil = Mezardan Sesler. – Mehmet Rauf = Siyah İnciler – Yakup Kadri = Erenlerin Bağından, Okun Ucundan – Ruşen Eşref Ünaydın = Damla Damla – Sabahattin Kudret Aksal = Mavi