Güzel ve Özlü Sözler
Sözlük / Şubat 1, 2017

” Hiç bir zaman çıktığın kapıyı hızlı çarpma, geri dönmek zorunda kalırsın.” – Don Herold   ” Şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev hayattır.”  – Toegueville   ” Sizi övenlerden çok, öğüt verenlere bağlanın” – Boiteau   ” Ölümün kapısını herkes yalnız çalar.” – S. Logerlöt   ” Yiğitlik intikam almakla değil, tahammül göstermektir.” – W. Shakespeare   ” Beklemeyi bilen insan her şeyi elde edebilir.” – Digsraeli   ” En büyük düşmanın kendinden başkası değildir.” – Longellow   ” Elinle ettiğin hayrı, dilinle eyleme zayi.” – Hüseyin Çelebi   ” İlim gayreti sevinç, mal gayreti hüsrandır.” – Hz. Ömer   ” Tövbe, günah sabunudur.” – Cenap Şahabettin   ” Herkese karşı kibar ol, fakat pek az kişiyle samimi ol.” – George Washington   ” Kibir, alçakların ahlakındandır.” – İmam-ı Şafi   ” Öfkenin ateşi önce sahibini yakar.” – Sadi   ” Kişi bu alçak dünyaya tenezzül etti mi, bala kapılmış sineğe benzer.” – Sadi   ” Bazı insanlar koca evreni bilirler de kendilerini bilmezler.” – Sadi   ” İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.” – Newton   ” Hiçbir şeye gülmeyenden, birde her şeye gülenden sakın.” – Anonim   ” Hepimizin bir annesi vardır, o da…

Deyimler
Sözlük , Türkçe / Şubat 1, 2017

   Deyimleri şöylece tanımlayabiliriz: Bir kavramı, bi durumu, ya çekici bir anlatımla ya da özel bir yapı içinde belirten ve çoğunun gerçek anlamlarından ayrı bir anlamı bulunan kalıplaşmış sözcük topluluğu ya da tümce. Deyimlerde de hem biçim, hem kavram özellikleri bulunmaktadır. Biçim özelliklerinden kimisi, atasözleriyle deyimler arasında ortaktır. Kavram özelliklerinde böyle bir ortaklık yoktur.   A- BİÇİM ÖZELLİKLERİ   1- Deyimler de atasözleri gibi, kalıplaşmış sözlerdir. Bir deyimin sözcükleri değiştirilip yerlerine -aynı anlamda da olsa- başka sözcükler konulamaz ve deyimin sözdizimi bozulamaz. Örneğin:   Ayıkla pirincin taşını   deyimi, ayıkla bulgurun taşını biçiminde söylenebileceği gibi,   Tut kelin perçeminden   deyimi de kelin perçeminden tut biçiminde kullanılamaz.   2- Deyimler de, atasözleri gibi, kısa ve özlü anlatım araçlarıdır.   Dil dökmek – Kelle kulak yerinde – Kel başa şimşir tarak – Atı alan Üsküdar’ı geçti… gibi.   3- Deyimler en az iki sözcükle kurulurlar ve biçim bakımından iki bölüğe ayrılabilirler:   a) Sözcük öbeği durumundaki deyimler:   Ağır başlı – Eli bayraklı – Püf noktası – İçli dışlı – Kellesi koltuğunda – Gel zaman git zaman – Kaşla göz arasında – Suya sabuna dokunmadan… gibi.   Öbeği oluşturan sözcükler bitişik yazılmaz.   Ünlem niteliğindeki deyimleri de bu bölük içine almak…

Atasözleri
Sözlük , Türkçe / Ocak 31, 2017

       Bizim, gelenekle yerleşmiş bir atalarsözü almayışımız vardır. Bu anlayışa göre atasözleri, ulusal varlıklardır. Tanrı ve peygamber sözleri gibi ruha işleyen bir etki taşırlar. İnandırıcı ve kutsaldırlar. Nitekim eski bir atasözü şöyle der: Atalar sözü Kur’ana girmez, yanınca yelişür (Birlikte koşup gider; ondan geri kalmaz). Atasözleri, geniş halk yığınlarının yüzyıllar boyunca geçirdikleri denemelerden ve bunlara dayanan düşüncelerden doğmuşlardır. Ulusun ortak düşünce, kanış ve tutumunu belirtir, bize yol gösterirler. Bir atasözüyle belgelendirilen tutumun doğruluğu herkesçe kabul edilir. Anlaşmazlıklarda bir atasözü en büyük yargıcıdır. İşte bu atasözleri, biçim bakımından da, kavram bakımından da birtakım özellikler taşırlar. O özellikleri birer birer gözden geçirelim: A- BİÇİM ÖZELLİKLERİ 1- Atasözleri kalıplaşmış (klişe durumuna gelmiş) sözlerdir: Her atasözü, belli bir kalıp içinde, belli sözcüklerle söylenmiş olan donmuş bir biçimdir. Sözcükler değiştirilip yerlerine -aynı anlamda da olsa- başka sözcükler konulamayacağı gibi sözdiziminin biçimi de bozulamaz. Böyle değiştirmeler yapılsa ortaya çıkan söz, -anlam değişmese dahi- atalarsözü diye anılmaz. Örneğin: Derdini saklayan derman bulamaz. sözündeki derman yerine ilaç denilemez. Çalma elin kapısını, çalarlar kapını. sözü de, sözcüklerin sırası değiştirilerek: Elin kapısını çalma, kapını çalarlar biçiminde söylenemez. 2- Atasözleri kısa ve özlüdür. Az sözcükle çok şey anlatır: Dikensiz gül omaz. Alet işler, el övünür Taşıma su ile değirmen…

EDEBİYAT
Ders Notları , Sözlük / Ocak 6, 2017

Edebiyat Nedir? Yazın da denilen edebiyat; sözün etkili ve güzel bir biçimde kullanılarak, yazılı veya sözlü olarak insanların estetik bir tat almasını sağlayan belirli bir düzeye ulaşmış ürünlerin, eserlerin tamamına verilen isimdir. Edebiyat kelimesi dilimize Arapçadan gelmiş bir sözcüktür. Türkçe karşılık olarak Betik, Yazın ya da Yazma sözcükleri ileri sürülmüştür. Kelime anlamı olarak edebe yani ahlaka ve terbiyeye uygun güzel söz söylemek olarak değerlendirilir Edebiyatın ahlaki değerleri öğretmesi ve öğütlemesi, edebi metinlerin insanda güzellik duygusu uyandırması işlevini bütün semavi dinlerin temsilcilerinin 18. Yüzyılın başına kadar savunduğu bir tezdir. 18. yüz yıldan itibaren edebiyatın ahlak ile ilgisini reddedip sanat ürünü olmakla ilgili özelliğini dine vicdana ve ahlaka bağlamayı reddeden görüşler yaygınlık kazanmıştır. Bu iki anlayıştan sonra da milli kültürün ve dilin sınırları ölçüsünde sınırlandıra bir görüş daha ortaya çıkmıştır. Edebiyatın toplum hayatına katkısı ister ahlaki ister estetik isterse iktisadi kimlikli olsun asıl önemli olan; İnsanın bireysel kimlik veya benliğine, insan ilişkilerine, toplumun değerlerine olumlu katkıları bulunan bir güzel sanat dalı olan edebiyat, dilin kültürün yaşayıp gelişmesine nesilden nesile yozlaşmadan aktarılmasında çok büyük bir destek sağlamasıdır.   SÖZLÜKTEKİ ANLAMLARIYLA EDEBİYAT; Sözün başkalarında heyecan uyandıracak şekilde, sanat sayılacak bütünlükler oluşturmasıdır. Herhangi bir bilim dalıyla ilgili makale veya eserlerin toplamı (Literatür) Dile ait kurallar…