Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı (10-13.yy)

Hem İslamiyet etkisini hem de İslamiyet öncesi Türk kültürünün etkisindedir.

Eserler genellikle didaktiktir.

Önce Uygur sonra Arap alfabesi kullanılmıştır.

Daha çok şiir türünde eserler verilmiştir.

Hem dörtlük hem beyit nazım biçimi kullanılmış.

Hem hece hem aruz kullanılmıştır.

Sade dilden daha ağır bir dile geçilmiş.

Eserler Çağatay ve Karahanlı Türkçesiyle yazılmış.

İslamiyet, ahlak ve erdem gibi kavramların öğretisi çokça işlenmiştir.

Geçiş Dönemi Eserleri

Kutadgu Bilig

11.yy’da Yusuf Has Hacip tarafından yazılmıştır.

Mutluluk veren bilgi demektir.

Arap alfabesiyle Karahanlı Türkçesinde yazılmıştır.

İdeal bir yönetimin nasıl olması gerektiğini anlatan bir siyasetnamedir.

Edebiyatımızdaki ilk mesnevi örneğidir.

Aruzun ve beytin kullanıldığı ilk eserdir.

Eserde heceyle yazılmış mani örnekleri de vardır.

6645 beyitten oluşmuştur.

Sade dil ile yazılmış sembolik bir eserdir.

Kün Toğdı, Hükümdar- Adaleti ve kanunu temsil eder.

Ay Toldı, Veziri- Saadeti ve mutluluğu temsil eder.

Ögdülmüş, vezirin oğlu- Aklı ve zekayı temsil eder.

Odgurmuş, vezirin oğlunun kardeşi- ölümü ve akıbeti temsil eder.

Atabetü’l  Hakayık

Gerçeklerin Eşiği anlamına gelir.

12.yy’da Edip Ahmet Yükneki tarafından yazılmıştır.

40 beyit ve 101 dörtlükten oluşan eserde hem hece hem aruz ölçüsü kullanılmış.

Karahanlı Türkçesiyle ağır bir dille yazılmıştır.

Allah, peygamber ve halifelere karşı övgü şiirlerinden oluşan didaktik bir eserdir.

Divanü Lügati’t Türk

Türk Dilleri Sözlüğü anlamına gelir.

11.yy’da Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmıştır.

Araplara hem Türkçeyi öğretmek hem de Türkçenin büyüklüğünü anlatmak için yazılmış bir eserdir.

Arapça yazılmıştır.

7500 Türkçe sözcüğün Arapça açıklaması yapılmış.

Türk dil bilgisi ve edebiyatı hakkında birçok bilgi verilmiş.

Türk dünyası haritası ve Türk kültürü hakkında ayrıntılı bilgiler anlatılmış.

Bu yönleriyle bir sözlükten ziyade ansiklopedi mahiyetinde oluşmuştur denilebilir.

İlk sözlük ve ilk dilbilgisi kitabımızdır.

Divan-ı Hikmet

12.yy.’da Ahmet Yesevi tarafından yazılmıştır.

Hikmetli sözler anlamına gelen didaktik bir eserdir.

Tasavvufun öncüsü Ahmet Yesevi’nin Tasavvufi şiirlerinden oluşmaktadır.

Dörtlükler halinde, hece ölçüsüyle ve sade bir dille yazılmıştır.

Dede Korkut Hikayeleri

11.yy’da oluşmaya başlayan 15.yy.’da yazıya geçirilmeye başlayan anonim ve derleme hikayelerdir.

12 hikaye ve ön sözden oluşan bu kitabın kim tarafından yazıya geçirildiği belli değildir.

Destanlardan halk hikayelerine geçişin örnekleridir.

Gerçek ve gerçekdışı unsurlar bir arada verilir.

Nazım nesir karışıktır.

İslam öncesi inançla islami inancın harmanlaması yapılmıştır.

Daha çok Oğuz boylarının yaşamları konu edinilmiştir.

Dede Korkut Hikayelerin sonunda ortaya çıkan Alp Bilge tipidir.

Kitabın Vatikan ve Almanya’da olmak üzere sadece iki nüshası vardır.

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir