Milli Edebiyat döneminde Şiir

Tanzimat dönemi sanatçılarının ortaya attığı halkın diliyle, halk yazma anlayışının en iyi şekilde uygulama(ya başlayan Mehmet Emin Yurdakul’dur.  1897 yılında yazdığı ‘Ben Bir Türk’üm; dinim cinsim uludur’’ dizesiyle başlayan Cenge Giderken isimli şiiri edebiyatımızda yeni bir çığır açmıştır. İçinde bulunduğu dönemde sade ve hece vezniyle yazdığı şiirleri Mehmet Emin sade bir dille ve heceyle şiir yazan yeni Türk edebiyatının ilk şairidir. Şiirlerinde milli duyguları ve sosyal konuları işlemiştir.

Mehmet Emin Yurdakul’un başlattığı bu şiir anlayışı uzun yıllar boyunca yalnız devam etmiştir. Ancak 1917 yılından itibaren Beş Hececiler’in ortaya çıkışına kadar devam etmiştir. Beş Hececiler şiir de hece veznine birden geçmemişler aruzu da kullanmaya devam etmişlerdir.  Bununla birlikte Edebiyatımızın büyük  şairlerinden Mehmet Akif, Yahya Kemal ve Ahmet Haşim aruzla ve sanat değeri yüksek şiirler yazmaya devam etmişlerdir.

Mehmet Emin’in dışındaki heceyle yazan şairler, Ziya Gökalp’in etkisiyle heceye yönelmişler fakat aruzla da yazmaya devam etmişlerdir. Heceyle yazdıkları eserlerde anlam derinliği ve sanat estetiği oluşturamamışlardır.

Mehmet Akif ve Faruk Nafiz  aruzla yazmalarına rağmen şiirlerinde  yerli hayatı yansıtmış şairlerdir.

Aruzun Son üç büyük temsilcisi olan Yahya Kemal, Ahmet Haşim ve Mehmet Akif gerçek sanat değeri taşıyan şiirleri meydana getirmişlerdir. Mehmet Akif  özellikle manzumelerinde halkın sorunlarına yönelmiş. Fakat Ahmet Haşim ve Yahya Kemal toplumsal konulara şiirlerinde değinmemişlerdir.

Genç Kalemler dergisinde yayınladığı Turan isimli şiiriyle Ziya Gökalp  sade ve milli şiir anlayışının yaygınlaşmasında etkili olmuştur.

Bu dönemin bilgilerinden hareketle bu dönemin şiir anlayışı hakkında ortak çıkarımlarda bulunmak pek mümkün değildir. Bu sebeple bu dönemi  4 ana grupta incelemeliyiz:

1- Ziya Gökalp çevresinde oluşan sade dil ve heceyle yazılan şiirler

     Şiir anlayışları:

          Şiir hece ölçüsüyle yazılmalı

Şiirde milli konular işlenmeli

Dil Sade Türkçe olmalı, İstanbul Türkçesi esas alınmalı

Halk edebiyatının nazım biçimlerinden ve türlerinden faydalanılmalıdır.

2- Yahya Kemal ve Ahmet Haşim’in saf şiir arayışları

        Şiir anlayışları:

                Aruza Önem verirler.

Sembolizm ve parnasizmin etkisindedirler.

Dilin sadeliğine çok önem vermezler.

Sanat ve estetik kaygıyla şiir yazarlar.

Toplumsal konulara pek değinmezler.

 

3- Mehmet Akif’in Manzumelerindeki halkın yaşam tarzı ve değerlerini anlatan şiiri

         Şiir anlayışları:

Daha önce Tevfik Fikret’in başlattığı Şiiri düz yazıya yaklaştırma anlayışını geliştirmiştir.

Hakikati çok Önemsediğini hayallerle işi olmadığını belirtir.

Manzumelerinde halkın sıkıntılarını yaşayış biçimlerini sıkla ve etkili bir şekilde anlatmıştır.

 

4- Beş Hececiler

….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir