Servetifünun Edebiyatı Genel Özellikleri

Ahmet ihsan Tokgöz tarafından 1891 yılında çıkmaya başlayan bir bilim dergisi olarak yayın hayatına başlayan Servetifünun’un anlamı  bilimin zenginliği demektir.

  • 1896 yılında derginin başına Recaizade Mahmut Ekrem’in teşvikiyle Tevfik Fikret geçmesiyle Servetifünun tam bir edebiyat dergisi olmuştur.  
  • Serveti fünun  edebiyatının oluşumundaki en önemli kişi  Tanzimat sanatçısı olan Recaizade M. Ekrem’dir .
  • Servetifünuncular kendilerini yeni edebiyat anlamına gelen Edebiyat-ı  Cedide ismiyle anmışlardır.
  • Genç  şair ve yazarlardan oluşan  topluluk , Avrupaî bir edebiyat ve estetiğin ülkede yerleşmesi için uğraşmışlardır. Fransız edebiyatını kendilerine model almışlardır.
  • Sanat, edebiyat, hayat ve tabiat anlayışı bakımından parnasizm ve sembolizm akımlarından izler taşıyan realistlerle natüralistlerin izinde gitmişler; bununla birlikte ‘’yerli ve sosyal bir romantizmle’’  beslenen bıkkın hassasiyetlerini  bu etkiye ekleyebilmişlerdir.
  • Sanat ve edebiyat konularında ilk defa ve belli bir sistem dahilinde görüşler ortaya koymuşlardır.
  • 1860’ta Tanzimat edebiyatıyla başlayan Avrupaî edebiyatın en olgun ve batılı tarzda ürünlerini  vermeye başlamışlardır.
  • Dergi, Hüseyin Cahit Yalçın’ın Fransızcadan çevirdiği ‘’Edebiyat ve Hukuk’’ isimli makalesini yayınlamasından sonra 1901 yılında kapatılmıştır.
  • Bu dönemin padişahı II. Abdülhamit  Fransız ihtilalinin getirdiği yıkıcı etkiler; hürriyet, milliyet, bağımsızlık düşüncesinin yayılmasıyla artan isyanlar, savaşlarda alınan yenilgiler hatta hiç savaşmadan masa başında kaybedilen toprakların artmasıyla Avrupa ülkelerine karşı denge politikası güderek devleti ayakta tutmaya çalışmıştır.
  • Dışarıda yaşanan büyük felaketler karşısındaki bu duruma karşın iç siyasette ise boğucu ve korkutucu bir istibdat mekanizması kurulmuştur.
  • Kurulan çok güçlü hafiye teşkilatı ve sansür kurullarıyla sosyal, siyasi konularda yazmak hatta konuşmak bile yasak hale gelmiştir.
  • Yönetimden nefret etmelerine rağmen siyasi mücadeleye girmemişlerdir. Hatta bir dönem Yeni Zelanda’ya gitmeyi olmayınca da Manisa’da bir çiftliğe yerleşmeyi düşünmüşler ama gerçekleştirememişlerdir.
  • Böyle bir durumda yetişen Servetifünun nesli; bu durumun millette oluşturduğu hastalık, bezginlik ve melankoliyle edebiyat  yapmaya çalışmıştır.
  • Bu dönemin aydınları, Çehov’un  hasta halkı iyileştireyim derken hastalığı kapan ve hastaların yanına yatan köy doktoru gibi gözükmektedirler.
  • Bu sebeplerden ötürü sanatçılar, eserlerinde bireysel ve karamsar  konuları ağırlıklı olarak işlemişlerdir.
  • Halka yönelik bir gayeleri olmadı için ağır ve süslü bir dil kullanmışlar. Anlaşılması zor imgeler ve bilinmeyen Arapça, Farsça tamlamaları bolca kullanmışlardır.

One thought on “Servetifünun Edebiyatı Genel Özellikleri

  1. Servetifünun konusunda çok zorlanıyordum, açıkcası bu kadar iyi anlatılacağını beklemiyordum. Yazının sonundaki görsel’de o dönemleri yansıtıyor sanırım?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir