Cumhuriyet Döneminde Halk Şiiri

Halk şiiri yaşayan bir gelenek olarak yeni ve güçlü temsilciler çıkarmıştır.

Halk şairleri toplumsal sorunlar karşısında halk bilincini ve halk bakış açısını yansıtmışlardır.

Bu dönem halk şairleri, şiirlerinde geleneksel konuların yanında güncel konuları da işlemişlerdir.

Halk şairleri usta-çırak ilişkisi içinde yetişmeye devam etmişlerdir.

Genel olarak saz eşliğinde şiir söyleme geleneğinin takipçisidirler.

Saz çalma geleneğine uymayıp sadece şiir yazan şairler de vardır. (Abdurrahim Karakoç gibi)

  1. yüzyıl halk şiirine göre Cumhuriyet dönemi halk şiirleri daha sade bir dille söylenmiştir.

Temsilcileri:

Âşık Veysel,

Abdurrahim Karakoç,

Aşık Mahzuni Şerif,

Âşık Feymani,

Şeref Taşlıova,

Murat Çobanoğlu

Neşat Ertaş

Yaşar Reyhanî

Şiir Örnekleri:

Gine Mi Ağladın Kirpikler Nemli-Aşık Veysel Şatıroğlu

Gine mi ağladın kirpikler nemli
Dostum niçin giyinmişsin karalar
Çiğ düşmüş gül gibi yüzünden belli
Senin derdin bu sinemi yaralar

Aziz dostum seni kimler ağlattı
Tecelli derdini derdime kattı
Yalan dünya nicelerini ağlattı
Kim bilir ki son mekanın nereler

Bu can bu cesede girelden beri
Aldık başımıza türlü kaderi
Çaresiz çaresiz ileri geri
Vakit gelir tamam olur sıralar

Cefanın sefanın farkı yok bence
Eğer düşünürsek inceden ince
Her ikisi de son haddine varınca
Dümdüz olur iniş yokuş dereler

Mihnet-i dünyaya tahammül gerek
Kahi ağlayarak kahi gülerek
Geçti günüm gözyaşlarım silerek
VEYSEL arar dertlerine çareler

Misilleme-Abdurrahim Karakoç
”İki kere iki dört” ediyorsa,
Ben de seni seviyorum, darılma
Bir de ”Her gecenin sabahı var” sa
Ben de seni seviyorum, darılma

Demişler ki, ”Çivi, çiviyi söker”
Her eşek çamura bir defa çöker
Madem ”Kar üşütür, ateş te yakar”
Ben de seni seviyorum, darılma

”Her yokuşun bir inişi olur” sa,
”Aka aka, su çukuru bulur” sa,
İnsan doğar, yaşar, sonra ölürse,
Ben de seni seviyorum, darılma

Durup dinlenmeden akarsa pınar,
Her yıl kıştan sonra gelirse bahar,
Balıkların suyu sevdiği kadar
Ben de seni seviyorum, darılma

Dikkat eyle geçmiyorum sırayı;
Bozar ise kader bozsun arayı
Aç ekmeği sever, fakir parayı…
Ben de seni seviyorum, darılma

Ararlar Beni-Mahzuni Şerif

Ne dedimse halka hiç yaramadı
Ben gittikten sonra ararlar beni
Boşa cahillerin gözü karardı
Kuru çene ile yorarlar beni

Duman eksik olmaz her yüce dağda
Bülbül eksik olmaz her yeşil bağda
Atomun patlayıp bittiği çağda
Onun ötesinde sorarlar beni

Ebedi değildir bu yeşil bağlar
Ebedi değildir şu yüce dağlar
Öz kardaşım şu bizim softalar
Mezarımda bile kırarlar beni

Dövüştüm çekiştim ham sofuyunan
Dikildi karşıma boş kafayınan
Aşıklar gidemez bir sefayınan
Böyle boşu boşuna yorarlar beni

Mahzuni Şerif’im gayrı gam yemem
Ondan ötesini kimseye demem
Ufak vücuduma kefen istemem
Varsa insanlıkla sararlar beni

Dağlar Al Yeşil Süslenir-Aşık Feymani
Dağlar al yeşil süslenir,
Hele bahar gelsin de bak.
Bülbül aşkınan seslenir,
Güle bahar gelsin de bak.

Bayramlığın giyer dağlar,
Her örnekten basın bağlar.
Türkü söyleyerek çağlar,
Sele bahar gelsin de bak.

Emanet versen götürür,
Menziline tez yetirir.
Dertliye derman getirir,
Yele bahar gelsin de bak.

Cennet sanarsın cihanı,
Kalkar dağların dumanı.
İner ovanın ceylanı,
Çöle bahar gelsin de bak.

Dere kenarında taşlar,
Hep yosun tutmağa başlar.
Yuva için tüner kuşlar,
Dala bahar gelsin de bak.

Turnam kanadını düzler,
Ördek avcısını gözler.
Çığrışarak konar kazlar,
Göle bahar gelsin de bak.

Feymani biter acılar,
Kağnılar yürür gıcılar.
Kervan düzer yaylacılar,
Yola bahar gelsin de bak.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir