Milli Edebiyat Zevk Anlayışını Sürdüren Şiir

Milli edebiyat döneminde oluşan Beş Hececiler grubu ve onlara  benzer şairlerin oluşturduğu bir anlayıştır.

Memleket manzaralarıyla ilgili söyleyişlere yer verdiler.

Milli edebiyat döneminde ortaya çıkan memleket edebiyatı anlayışını sürdürmüşlerdir.

Şiirlerinde Anadolu ve Anadolu insanını anlatmaya çalışmışlardır.

Milli hisler ön planda tutulmuştur.

Şiirlerinde halk arasından seçilmiş sıradan insanlara yer verdiler.

Şiirde hece ölçüsünü Halk edebiyatı nazım biçimlerini sade bir dille kullandılar.

Cumhuriyetin ilk yıllarında en parlak dönmelerini yaşadılar.

Temsilcileri:

Faruk Nafiz Çamlıbel,

Enis Behiç Koryürek,

Halit Fahri Ozansoy,

Orhan Seyfi Orhon,

Yusuf Ziya Ortaç

Kemalettin Kamu,

Arif Nihat Asya,

Ahmet Kutsi Tecer,

Zeki Ömer Defne,

Orhan Şaik Gökyay

Ömer Bedrettin Uşaklı

Arif Nihat Asya

İlhan Geçer

Yavuz Bülent Bakiler

Şukufe Nihal

Behçet Kemal Çağlar

Zeki Ömer Defne

Bu anlayışın Şairlerinden birkaç örnek şiir:

MUSTAFA KEMAL’İN KAĞNISI

Yediyordu Elif kağnısını

Kara geceden geceden
Sanki elif elif uzuyordu inceliyordu
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
İnliyordu dağın ardı yasla
Her bir heceden heceden

Mustafa Kemal´in Kağnısı derdi kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik
Nam salmıştı asker içinde
Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü
Doğrulmuştu yola, önceden önceden

Öküzler getiriyordu Elif kağnısını
Kara geceden geceden
Sanki elif elif uzuyordu inceliyordu
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
İnliyordu dağın ardı yasla
Her bir heceden heceden

Mustafa Kemal´in Kağnısı derdi kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik
Nam salmıştı asker içinde
Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü
Doğrulmuştu yola, önceden önceden

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar
Kocabaş çok ihtiyardı çok zayıftı
Mahzundu bütün Sarıkız, yanı sıra
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafiftiler, inceden inceden

İriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti
Niceden niceden

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu.
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha! dedi, gitmez.
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gıcır gıcır
Nasıl durur Mustafa Kemal´in Kağnısı
Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden

Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer, götürür ana çocuk mermisini askerciğin
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım
Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
Düşerim gerilere iyceden iyceden

Kocabaş yığıldı çamura
Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar
Örtüldü gözleri örtüldü hep
Kalır mı Mustafa Kemal´in Kağnısı bacım
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik
Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden.

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA

NERDESİN
Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar:-Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Âşıkıyım beni çağıran bu sesin.
Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgârlara karışır gider.
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana:-Nerdesin?
Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben.
Elverir ki bir gün bana, derinden,
Ta derinden, bir gün bana "Gel" desin.
	Ahmet Kutsi TECER

One thought on “Milli Edebiyat Zevk Anlayışını Sürdüren Şiir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir