Sanatsal Metinler(Kurmaca Metinler)

Coşku ve Heyecanı dile getiren metinler.

 Şiir

Lirik Şiir, Duygusal yönü ağır basan şirlerdir. Bu şiirlerde coşkulu bir anlatım vardır.

Epik Şiir, Savaş, kahramanlık gibi konuları işleyen şiirlerdir.

Pastoral Şiir, Doğa güzelliklerini, köy ve çoban yaşamını işleyen şiirlerdir.

Birkaç çobanın karşılıklı konuşmaları yoluyla oluşturulan pastoral şiirlere “eglog”denir.

Bir çobanın ya da ozanın ağzından kır yaşamının güzelliğini, çekiciliğini anlatan pastoral şiirlere “idil”denir.

Didaktik Şiir, düşüncenin ağır bastığı, bilgi vermeyi amaçlayan öğretici şiirleridir.

Satirik Şiir, Toplum yaşamındaki yanlışlıkları, düzensizlikleri, eksikleri, kişilerin yanlışlarını alaylı bir dille anlatan şiirlere ‘Satirik Şiir’ denir.

Satirik şiirler, Divan edebiyatında “hicviye” , Halk edebiyatında “taşlama” adıyla anılır.

Dramatik Şiir, manzum tiyatro yapıtlarındaki şiirlerdir. Hayatın acıklı, komik, korkunç yönlerini konu edinir.

Mensur Şiir

  Mensur şiir, şiirin cümle yapısı ve ahengini koruyan ancak ölçü ve kafiyeye bağlanamayan; şairane bir konuyu, his, hayal ve düşünceyi kısa şekilde ve yoğun bir üslupla anlatan düzyazı türüdür. Mensur şiirde olay örgüsü de vardır. Bu özelliğiyle, öykü ile şiir arasında bir tür sayılır. Mensur şiir, divan edebiyatındaki secili nesirle benzerlikler içerir.

Mensur şiirin ilk örneklerini Servet-i Fünun döneminin en önemli sanatçılarından Halit Ziyah Uşaklıgil “Mensur Şiirler” adlı eserinde vermiştir. 
Türk edebiyatında mensur şiir türündeki bazı eserler şunlardır:

– Halit Ziya Uşaklıgil = Mezardan Sesler.

– Mehmet Rauf = Siyah İnciler

– Yakup Kadri = Erenlerin Bağından, Okun Ucundan

– Ruşen Eşref Ünaydın = Damla Damla

– Sabahattin Kudret Aksal = Mavi 

  1. Olay Çevresinde Gelişen Edebi Metinler

     Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler

      ROMAN

Roman, olmuş ya da olabilir nitelikteki olayları ve konuları ele alan edebî türlere denir. En önemli özelliği, uzunluğudur. Romanlarda, toplumsal olaylar ve ilişkiler gerçeklere uygun bir tarzda ele alınır.

Cervantes’in Don Kişot adlı eseri dünya edebiyatında yazılan ilk romandır.

İlk çeviri romanımız, Yusuf Kamil Paşa’nın 1859’da Fenelon’dan çevirdiği Telemaque ( Telemak) adlı romandır.

İlk yerli romanŞemsettin Sami’nin “Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat” adlı eseridir.

İlk edebi romanımız Namık Kemal’in “İntibah” adlı eseridir.

İlk gerçekçi (realist) roman Recaizade Mahmut Ekrem’in “Araba Sevdası”dır.

Batılı anlamda ilk edebi, kusursuz ve realist romanlar, Halit Ziya Uşaklıgil’in “Mai ve Siyah” ve “Aşk-ı Memnu” adlı romanlarıdır.

İlk psikolojik romanMehmet Rauf’un “Eylül” adlı romanıdır. En başarılı psikolojik romanımız,Peyami Safa’nın “9.Hariciye Koğuşu”dur.

İlk Tezli Roman Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban” adlı eseridir.

İlk köy romanı, Nabizade Nazım’ın “Karabibik” romanıdır.

İlk tarihi roman Namık Kemal’in “Cezmi” romanıdır.

 

ÖYKÜ

 

Öykü(Hikaye) Yaşanmış veya yaşanması mümkün olan olayların okuyucuya haz verecek şekilde anlatıldığı kısa edebî yazılara denir.

Olayın hikayesinin kurucusu Fransız Guy de Maupassant’tır. Bizim edebiyatımızda da olay hikayesinin en büyük temsilcisi Ömer Seyfettin’dir.

Durum hikayesinin dünya edebiyatındaki kurucusu Anton Çehov’dur. Bizim edebiyatımızda durum hikayesinin en önemli yazarları şunlardır; Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal…

Hikaye (öykü) türünün dünya edebiyatındaki ilk örneklerini İtalyan yazar Boccacio’ “Decameron”öyküleri ile vermiştir.

Dede Korkut Hikayeleri desten geleneğinden halk öykücülüğüne geçişin ilk izlerini taşır.

MASAL

Masal genellikle halkın yarattığı, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, çoğunlukla olağanüstü durum ve olayları yine olağanüstü kahramanlara bağlayarak anlatan halk hikâyelerine denir.

Masallarda yer ve zaman kavramları belirsizdir. Mekan adı olarak genellikle “Hint, Yemen, Kaf Dağı, Çin, Maçin” kullanılır.

Masalların çoğu ” bir varmış, bir yokmuş” ya da ” evvel zaman içinde, kalbur saman içinde” gibi ifadelerle başlar. Bunlara tekerleme ya da döşeme denir.

Masallar, meydana geldikleri zaman bir kişinin malıyken, yaygınlaştıkça, yöreden yöreye, ülkeden ülkeye geçtikçe halkın malı olur. Masal, anonim bir türdür.

Masallarda genellikle iyilik – kötülük, doğruluk – haksızlık, adalet – zulüm, alçakgönüllülük – kibir… gibi zıt durumların temsilcisi olan kişilerin mücadelelerinden veya insanların ulaşılması güç hayallerinden söz edilir.

Hayvanları konuşturma sanatına fabl denir.

Fablın bilinen en eski örneği Hint edebiyatında Pançantahtra (Arapça çevirisi Kelile ve Dimne); eski Yunan edebiyatında ise Aisopos masallarıdır.

Batı’da La Fontaine fabl türünün en ünlüsüdür.

 

EFSANE

Olağanüstü varlıkları ve olayları konu edinen ya da tarihsel bir olayı olağanüstü öğeler katarak öyküleyen anlatı türüdür.

Efsanenin başlıca niteliği bir inanış konusu olmasıdır. Efsanenin anlattığı şeyler, halk arasında gerçekten olmuş kabul edilir. Bu yönüyle efsane masaldan ayrılır.

HALK HİKAYELERİ

Hikaye türünün en eski örnekleri olan ve destandan modern hikayeye geçişi sağlayan anonim eserlerdir.

Genellikle aşıklar tarafından nazım-nesir (şiir-düz yazı) karışık bir ifade tarzı ile dinleyicilere karşı anlatılarak nesilden nesile aktarılan, yer yer masal ve destan özellikleri gösteren hikâyelerdir.

Halk Hikayelerinin İçerik Özellikleri

Konu genellikle aşktır.

Aşk Konulu Halk Hikâyeleri

  • Derdiyok ile Zülfü Siyah
  • Tahir ile Zühre
  • Ercişli Emrah
  • Arzu ile Kamber
  • Aşık Garip
  • Karacaoğlan ile İsmikan Sultan

Kahramanlık Konulu Aşk Hikâyeleri

  • Köroğlu
  • Kaçak Nebi

Aşk ve Kahramanlık Konulu Halk Hikâyeleri

  • Kirmanşah
  • Yaralı Mahmut
  • Şah İsmail
  • Bey Böyrek

 

DESTAN

Milletleri derinden etkileyen tarihî ve sosyal olayları anlatan çoğunlukla manzum şekilde olan edebî eserlere destan denir.

Kimin tarafından yazıldığı bilinmeyen destanlara doğal destan, yazarı bilinen destanlara yapay destan denir.

Bozkurt – Doğal Destan (Göktürk)

Türeyiş – Doğal Destan (Uygur)

Nasihat Destanı – Yapay Destan (Karacaoğlan)

Genç Osman Destanı – Yapay Destan (Kayıkçı Kul Mustafa)

Çanakkale Şehitlerine – Mehmet Akif Ersoy

Üç Şehitler Destanı – Fazıl Hüsnü Dağlarca

Kırgızların “Manas Destanı” dünyanın en uzun destanıdır.

Dünya Destanları;

1-Şehname: İranlıların destanı olup “Firdevsi” tasarından yazıya geçirmiştir.

2-Mahabarata, Ramayana: Hintlilerin doğal destanlarıdır.

3-Şinto: Japonların doğal destanıdır.

4-Kalevela: Finlilerin doğal destanıdır.

5-İlyada ve Odysseia: Yunanlıların doğal destanı olup “Homeros” yazıya geçirmiştir.

6-İgor: Rusların doğal destanıdır. Destanda Kıpçaklar ile Ruslar arasındaki savaşlar anlatılır.

7-Nibelungen : Almanların bu doğal destanında Hun-Germen savaşları anlatılır.

8-Cihanson de Roland: Fransızların bu doğal destanlarında Fransızlar ve Müslümanlar arasındaki savaşlar anlatılır.

9-Anaid: Latinlerin doğal destanı olup “Virgillus” yazıya geçirmiştir.

10-Gılgamış:Sümerlerin doğal destanıdır.

Yapma (Suni) Destanlar:

1-Aeneis:Vergillus (Latin edebiyatı)

2-Henriad: Voltaire (Fransız edebiyatı)

3-Oslusiçdas: Camoens (Portekiz edebiyatı)

4-Kaybolmuş Cennet: Milton (İngiliz edebiyatı)

5-Kurtarılmış Kudüs:Tasso (İtalyan edebiyatı)

6-Çılgın Orlando: Ariosto (İtalyan edebiyatı)

7-İlahi Komedya: Dante (İtalyan edebiyatı)

8-Çanakkale Şehitlerine: M.Akif Ersoy (Türk edebiyatı)

9-Üç Şehitler Destanı: F.Hüsnü Dağlarca (Türk edebiyatı)

10-Selçuk Name: Yazıcıoğlu Mehmet

MESNEVİ

Her beyiti kendi arasında kafiyeli iki beyitten binlerce kadar uzanan bir nazım şeklidir. “aa bb cc dd vs.” şeklinde kafiyelenir.

Hamse aynı şair tarafından kaleme alınmış beş mesneviye denir.

Türk edebiyatındaki ilk mesnevi örneği; Kutadgu Bilig adlı eserdir.

Anadolu sahasında hamse sahibi ilk şair, Hamdullah Hamdi’dir.

Tüm Türk edebiyatı genelinde bakıldığında hamse sahibi ilk şair; Ali Şir Nevai’dir.

Fuzuli, hamse sahibi bir şair değildir.

  1. Yüzyıl Mesnevileri:

Kutadgu Bilig Yusuf Has Hacip

  1. Yüzyıl Mesnevileri:

Mesnevi Mevlana ( 25618 beyit)

Yusuf u Züleyha Şeyyad Hamza

  1. Yüzyıl Mesnevileri:

Kutb: Hüsrev ü Şirin

Yunus Emre: Risaletüfn Nushiyye

Gülşehri: Mantıkut-Tayr (Çeviridir.)

Âşık Paşa: Garipname

Hoca Mesud: Süheyl ü Nevbahar

Şeyhoğlu Mustafa: Hurşidname

Ahmedi: İskendername

  1. Yüzyıl Mesnevileri:

Ahmed Dai: Çengname

Süleyman Çelebi: Vesiletü’n Necat (Mevlid olarak bilinir.)

Şeyhi: Hüsrev ü Şirin, Harname

Cem Sultan: Cemşid ü Hurşid

Ali Şir Nevai: Lisanüt-Tayr, (Hamse sahibi)

  1. Yüzyıl Mesnevileri:

Fuzuli: Leyla vü Mecnun, Beng ü Bade, Sohbetül-Esmar

Taşlıcalı Yahya: Hamse

  1. Yüzyıl Mesnevileri:

Gânizade Nadiri: Hamse

Nevizade Atai: Hamse

Nabi: Hayriyye, Hayrabat , Sûrname

  1. Yüzyıl Mesnevileri:

Şeyh Galip: Hüsn ü Aşk

  1. Yüzyıl Mesnevileri:

İzzet Molla: Mihnet Keşan, Gülşen-i Aşk

MANZUM HİKÂYE

Nazım (şiir) şeklinde yazılan hikâyelere  denir. Manzum hikâyelerin öykülerden tek farkı şiir biçiminde yazılmış olmalarıdır. Bu tür hikâyelerde didaktik şiir özelliği görülür.

Servetifünun Dönemi’nde yaygınlaşmaya başlayan manzum hikâyenin önemli temsilcileri Mehmet Akif Ersoy ve Tevfik Fikret’tir. Dönemi’nde yaygınlaşmaya başlayan manzum hikâyenin önemli temsilcileri Mehmet Akif Ersoy ve Tevfik Fikret’tir.

 

GÖSTERMEYE BAĞLI EDEBİ METİNLER

Geleneksel Türk tiyatrosu

     KARAGÖZ

Bir çeşit gölge oyunudur.

Karagöz öğrenim görmemiş, nüktedan, zeki bir tiptir.

Hacivat ise biraz öğrenim görmüş, gösteriş meraklısı, yarı aydın bir tiptir.

Oyunda yer alan diğer tipler perdeye sadece Karagöz ve Hacivat’la konuşmak için gelir.

Karagöz, bir kişinin yaratıcılığına dayanan bir gösteri türüdür. Hayali ya da hayalbaz denilen Karagözcü’nün bir de yardak adı verilen yardımcısı vardır. Klasik bir Karagöz oyunu genellikle dört bölümden oluşur.

Mukaddime, İlk olarak müzikle boş perdede gösterimlik denilen , limon ağacı, çalgıcılar, deniz kızı gibi, çoğu kez konuyla ilgisiz görüntüler olur.

Muhavere, Bu bölüm Karagöz ve Hacivat arasında geçer.

 

Fasıl, oyunun kendisidir. Bu bölümde Hacivat ve Karagöz’den başka olay kişileri de bu bölümde görülür

Bitiş, Karagöz oyunun bittiğini haber verir, kusurlar için özür diler, gelecek oyun duyurulur.

ORTA OYUNU

Orta Oyunu, Karagöz kukla gibi cansız; meddah gibi tek anlatıcılı sözlü oyunlarının yanında canlı oyuncularla oynanan en belli başlı geleneksel tiyatrosudur.

Bölümleri, 1 Öndeyiş, 2 Söyleyiş, 3 Fasıl, 4 Bitiş.

Oyunun en önemli iki kişisi Kavuklu ile Pişekâr’dır. Kavuklu, Karagöz oyunundaki Karagöz’ün karşılığı, Pişekâr da Hacivat’ın karşılığıdır.

MEDDAH

Taklitler yapıp hoş öyküler anlatarak halkı eğlendiren sanatçıya meddah denir.

Halkın, olayları karikatürize etme gücünün büyük sanatlarından biri olan meddahlık, yüzyıllar boyu yaşamıştır.

Meddahlık için tek adamlı tiyatro denilebilir.

KÖY SEYİRLİK OYUNLARI

Bu temsiller çok eski bir sözlü geleneğe dayanmaktadır. Köy oyunları, köylülerin uzun kış aylarında ve hususiyle düğünlerde, bayramlarda eğlenmek ve vakit geçirmek için düzenleyip oynadıkları dram karakterli temsillerdir.

MODERN TİYATRO

TRAJEDİ

Yaşamın acıklı yönlerini kendine özgü kurallarla sahnede yansıtmak; ahlak, erdem örneği göstermek için yazılmış manzum tiyatro eserine trajedi denir.

Konusunu seçkin kimselerin hayatından ya da mitolojiden yani tanrılar arasındaki ilişkilerden seçer.

Kahramanları tanrılar ya da soylu kimselerdir. İnsan müsveddesi sayılan sıradan insanlara yer verilmez.

İşlenmiş, kusursuz bîr üslubu vardır; kaba sayılan sözlere yer verilmez.

Çirkin olaylar (cinayet, kavga vs.) seyircinin gözü önünde gerçekleştirilmez.

Üç birlik kuralına uyar. Bu, yer, zaman ve olay birliğidir. Yani oyun hep aynı yerde aynı dekorla oynanmalı, olay bir günlük zaman dilimi içinde geçecek izlenimi vermeli, (Bu yüzden oyun, olayın sonundan seçilir; önceki olaylar koro tarafından anlatılırdı.) aynı ana olay etrafında geçmelidir.

En ünlü trajedi yazarları;

Eski Yunan’da Aiskhylos, Euripides. Sophokles;

Klasik Fransız edebiyatında Corneille ve Racine’dir.

KOMEDİ

İzleyiciyi güldüren, eğlendiren ve eğlendirirken düşündüren tiyatro türüne komedi denir.

Komedinin Başlıca Özellikleri:

Konusunu günlük hayattan, sosyal olaylardan seçer.

Kahramanları sıradan insanlar, eğitim görmemiş ya da sonradan görme kişilerdir.

Üslupta kusursuzluk aranmaz, kaba sayılan hatta küfürlü sözlere yer verilir.

Çirkin, kaba olaylar seyircinin gözü önünde işlenir.

Üç birlik kuralına uyar.

Komediler fars, vodvil, komedi santimantal vb. türlere ayrılır.

Komedi; karakter, töre, entrika gibi çeşitlere ayrılır:

Karakter komedisi: İnsan kişiliğinin gülünç yanlarını konu alan komedidir. Moliére’in “Cimri”, Shakespeare (Şekspir)’in “Venedik Taciri” adlı eserleri karakter komedisidir.

Töre komedisi: Toplumun gülünç ve aksayan yönlerini gösteren komedidir. Moliére’in “Kibarlık Budalası“, Gogol’un “Müfettiş” adlı eserleri töre komedisidir.

Entrika komedisi: Seyirciyi güldürme amacı olmadan yazılan komedi türüdür. Moliére’in “Zoraki Tabip”, Shakespeare’in “Yanlışlıklar Komedyası” adlı eserleri entrika komedisidir. Entrika komedisinin bir diğer adı da “Vodvil”dir.

Klâsik komedinin önemli yazarları: Aristophanes (Aristofanes), Menandros (Menandros), Terentius (Terentius), Plautus (Platus), Moliére (Molyer).

DRAM

Yaşamın acıklı ve gülünç yönlerini bir arada yansıtan tiyatro türüne dram denir.

  1. yüzyılda trajedinin sıkı kurallarını yıkmak amacıyla meydana getirilen tiyatro türüdür.

Dramın Başlıca Özellikleri:

Konusunu günlük hayattan ya da tarihin herhangi bir devrinden seçebilir.

Hem acıklı hem komik olaylar aynı oyunda iç içe bulunur.

Fransız romantiklerinden Victor Hugo “Cromwell” adlı eserinin ön sözünde dramın özelliklerini açıklar.

Kahramanlar hem soylulardan hem sıradan insanlar arasından seçilir.

Üç birlik kuralına uymak zorunda değildir.

Her tür olay seyircinin karşısında gerçekleştirilebilir.

Şiir, düzyazı karışık halde bulunur.

En ünlü dram yazarları;
İngiliz yazar Shakespeare dramın ilk ürünlerini vermiştir. Ancak bu türün özelliklerini Victor Hugo belirlemiştir. Şehitler, Geothe diğer ünlü dram yazarlarıdır.

Türk edebiyatında;
Türk edebiyatında Batılı anlamda sahne tiyatrosu Tanzimat’tan sonra görülür. Bundan önce Halk arasında yüzyıllar boyu sürmüş seyirlik oyunlar vardı. Ortaoyunu, meddah, Karagöz ile Hacivat bunların başlıcalarıdır.

Müzikli Tiyatro:

  1. a) Opera:Sözlerinin tümü ya da çoğu “koro, solo, düet” biçiminde şarkılı olarak söylenen müzikli tiyatro eseridir. Oyunculara, orkestra eşlik eder.
  2. b) Operet:Eğlenceli, hafif konulu, içinde bestesiz konuşmalar da bulunan müzikli tiyatrodur. Daha çok halk için yazılmış eserlerdir.
  3. c) Opera Komik: Operetin, yüksek sınıf için yazılmış, besteli biçimidir.

ç) Vodvil: Hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, içinde şarkılara da yer verilen hafif komedidir. Bu nedenle vodvil, bir “komedi türü” olarak da gösterilir.

  1. d) Bale:Konusu; türlü dans ve davranışlarla anlatılan müzikli, sözsüz tiyatro türüdür.

Batılı anlamda tiyatro ilk defa Tanzimat döneminde görülmektedir. Şinasi’nin “Şair Evlenmesi”, ilk yayımlanan tiyatro eseridir. Namık Kemal’ in “Vatan Yahut Silistre” ise, ilk defa sahneye konan tiyatro eseridir.

Bu eserlerden önce ise çeviri ve uyarlama (adapte) tiyatro eserleri görülmektedir. Sonraki dönemlerde ise, teknik açıdan daha etkili tiyatro eserleri yazılmış ve sahneye konmuştur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir