Sayfa 1 Sayfa 2 Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 5 Sayfa 6 Sayfa 7 Sayfa 8 Sayfa 9 Sayfa 10 Sayfa 11 Sayfa 12
11. ELEŞTİRİ (TENKİT)
1.Tanımı
Bir eseri, sanatçıyı, dönemi veya okuyucuyu değerlendirmek amacıyla yazılan yazılara eleştiri denir.
Eleştiri yapan ve yazan kişiye de eleştirici, eleştirmen, eleştirmeci adı verilir.
2.Özellikleri
-Eleştiride eserin veya sanatçının gerçek değerinin belirtilmesi amaçlanır.
Eleştiri yapan kişi;
Geçmişin ve çağının sanat olaylarını iyi bilmeli,
Geniş bilgi ve kültür birikimiyle donanımlı olmalı,
Dünya edebiyatı, sanatı ve kültürüyle ilgili genel bilgilere sahip olmalı,
Eleştirdiği konuyu, eseri veya olayı bütün olarak kavramalı,
Bir sanat eserinin gerçek değerini, özünü, yapısını, değerli-değersiz yönlerini ortaya koymalıdır.
Yazarın eser karşısındaki tavır ve tutumuna göre eleştiri yazıları;
Nesnel,
Öznel olarak gruplandırılır.
Eleştiri yazılarında yazarın nesnel olması, eleştirdiği konu üzerinde tarafsız kalabilmesidir.
Eleştiri yazılarında yazarın öznel olması ise eleştirdiği konu üzerinde kendi düşüncelerini de belirterek taraflı bir tutum sergilemesidir.
Eleştiri yazıları, ele aldıkları konu ve ele alış biçimleri bakımlarından;
Eseri konu alan eleştiri yazıları,
Sanatçıyı ele alan eleştiri yazıları,
Eserin yazıldığı dönemi konu alan eleştiri yazıları,
Okuyucuyu değerlendiren eleştiri yazıları,
Eseri, sanatçıyı, dönemi, okuyucuyu birlikte ele alan eleştiri yazıları olmak üzere gruplara ayrılır.
Dil Bilgisi
Anlamları Bakımından Sözcükler
İlk Anlam
Sözcüklerin sözlükteki ilk anlamıdır. İlk anlam (gerçek anlam, temel anlam), sözcüklerin ilk ve genel anlamı olduğunu hatırlayınız.
Örnek
Sıcak çaydan ağzım yandı. Örneğinde olduğu gibi “ağız” sözcüğünün ilk anlamı bir organ ismidir.
Yan Anlam
Bir sözcüğün ilk anlamıyla ilişkili olarak zamanla ortaya çıkan farklı anlamlara yan anlam denildiğini hatırlayınız. Yan anlam kazanan sözcükler, genellikle ilk anlamla yakıştırma ve benzerlik ilgisi içerisindedir.
“göz” sözcüğünün ilk anlamı bir organ ismi iken, zamanla sözcük “çekmecenin gözü” örneğinde olduğu gibi yeni bir anlam kazanmıştır.
Mecaz Anlam
Bir sözcüğün ilk anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denildiğini hatırlayınız.
“yanmak” sözcüğünün ilk anlamı “bir cismin ateşte uğradığı durum” iken “Derdi o kadar çok ki hangisine yansın?” cümlesinde “üzülmek” anlamında mecaz olarak kullanılmıştır.
Terim
Bir bilim, sanat ya da meslek dalıyla ilgili sözcüklere terim denildiğini hatırlayınız.
Örnek:
“özne, yüklem, tümleç” dil bilgisi terimleri “kare, silindir, açı” matematik terimleridir.
Terimlerin, mecaz ve yan anlamı yoktur.
Soyut Anlam
Beş duyu organından biriyle algılanamayan kavramları karşılayan sözcüklere soyut anlamlı sözcükler denildiğini hatırlayınız.
Örnekler:
“kıskançlık” , “kin”, “hassasiyet”, “mutluluk”, “güzellik” vb.
Somut Anlam
Beş duyu organından biriyle algılanabilen varlıkları veya kavramları karşılayan sözcüklere somut anlamlı sözcükler denildiğini hatırlayınız.
Örnekler:
“cadde”, “bilgisayar”, “deniz”, “ayak”, “Türkiye” vb.
Sayfa 1 Sayfa 2 Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 5 Sayfa 6 Sayfa 7 Sayfa 8 Sayfa 9 Sayfa 10 Sayfa 11 Sayfa 12
Incoming search terms:
- öğretici metinler mektup
- 1 sayfalık metinler
- öğretici metinler anı
- 5 sayfalık metinler
- öğretici metinlerden mektup
- ögretici metinlerde mektup
- öğretici metin mektup
- bir sayfalık metinler
- mektup gunce gunluk ogretıçi m
- edebiyat yıllık ödevi ögretici metinin özellikleri
