1980 Sonrası Şiir

Şairler ihtilalle birlikte iç hesaplaşmaya girer. Bu hesaplaşmanın sonunda ideolojik anlamda şiirde bir çözülme görülür. Şiir politikadan, ideolojiden,  mesajdan soyutlanarak daha içe dönük daha durağan bir edebiyat anlayışı ortaya çıkmıştır. Kültür ve medeniyet tarihimizin konu ve kavramlarına imge düzeyinde sıkça göndermeler yapılması dikkati çeker. İkinci Yeni geleneğinin kapalı ve karmaşık anlatım ve uzak çağrışım anlayışından etkilenildiği görülür. Kapalı ve yoruma açık bir anlatım tercih edilmiştir. Yapı ve  söyleyişe içerikten daha çok önem verilmiştir. Şiir popüler kültürün bir parçası haline gelmiştir. Şehirli kimliği ön plana çıkmıştır. Varoluş şiir aracılığı ile sorgulanmıştır. Şiirin esasen bir araç olarak değil amaç olduğu savunulmuştur. Çok renkli kolayca kategorize edilmeyen bir şiir anlayışı ortaya çıkmıştır. Çeviri, bu dönemin ana kaynaklarından biridir. Şiir düzyazıya yaklaştırılmıştır. Temsilcileri: Haydar Ergülen, Tuğrul Tanyol, Murathan Mungan Lâle Müldür, Sunay Akın Küçük İskender, Birhan Keskin Enver Ercan, Osman Hakan İhsan Deniz, Oktay Taftalı, Ahmet Erhan, Metin Celâl, Necat Çavuş, Seyhan Erözçelik, Şavkar Altınel, Salih Bolat, Metin Cengiz, Ali Günvar, Adnan Özer, Hüseyin Atlansoy, Vural Bahadır Bayrıl, Arif Ay, Şiir Örnekleri: EYLÜL-Haydar Ergülen Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir kadın gider ve bir şair doğar bundan (Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim) “Yazın bittiği her yerde söylenir”se kadının gittiği de her yerde…