Zaman İçinde Etimolojik Yolculuk
Makale / Ocak 2, 2017

İçindeyken değerini bilemediğimiz; dışında kaldığımızda içini özlemlerimizle, pişmanlıklarımızla doldurduğumuz ve bir daha sahip olamayacağımızı bildiğimiz “zaman”… Geçtikçe değişen ve değiştiren “zaman”ın içinde, bizler için ‘olmazsa olmaz’ kelimelerimizin hâli nicedir? Gelin, birkaçının zaman içerisindeki seyrine bir bakalım!.. “Askerlikte en yüksek rütbe” için kullanılan mareşal (mariscalcus) kelimesi bir zamanlar Latincede “at bakıcısı, nalbant” anlamında kullanılıyordu. Arapçada çocuk anlamında kullanılan veled ( › velet) kelimesi dilimizde zaman içerisinde olumsuz bir anlam kazanmışken bu kelimenin çoğul hâli olan evlad ( › evlat) çoğul anlamını kaybederek “çocuk” anlamında kullanılagelmiştir. Eski Türkçede “fena, kötü, perişan” anlamında kullanılan yavuz (yabız › yavuz) kelimesi zaman içerisinde olumsuz anlamlarını kaybedip 17. yy.dan itibaren “iyi, güçlü, güzel” anlamlarını kazanmıştır. Alkış kelimesi eskiden “dua, takdis etme” anlamlarına gelen bir kelimedir. Sakın(mak) kelimesi, eskiden “düşün(mek)” anlamına geliyordu. Zaten bu kelimenin kökü “hesap etmek, saymak” anlamlarını karşılayan sa(mak) fiilidir. Bugün kullandığımız “hile” sözcüğü yerine eskiden al sözcüğü, cennet yerine uçmak, “cehennem” yerine tamu, “günah” yerine yazuk, “akıl” yerine ukuş, “hemen” yerine terkin, “insan” yerine ir, “işaret” yerine belgü kelimesi kullanılırdı; ama bunlar zaman içerisinde unutuldu. “Çapkın” kelimesi, Eski Türkçe döneminde “koş(mak)” anlamına gelen çap(mak) fiilinden türemiştir. Çapkın da aslında “çok koşan” anlamındadır. “Öğrenci, öğretmen” gibi kelimeler, Eski Türkçe dönemindeki ö(mek) fiilinden türemiştir. Artık…