Garip Akımı (1.Yeni)

Üç arkadaş 1940 yılında ölçüsüz, uyaksız, şairanelikten uzak yeni bir şiir akımı başlatır. Bu yoldaki şiirlerini 1941 yılında Garip adlı bir kitapta toplarlar.  Garipçiler adıyla anılmalarının nedeni de budur. Yeni akımı özellikle Nurullah Ataç destekler. Garip akımı birçok genç izleyici bulduğu gibi, dönemin ünlü şairlerini de etkiler. Orhan Veli’nin yazdığı “Garip” ön sözü bir bakıma bu yeni şiir deviniminin bildirisidir. Üç ozanın birlikteliği uzun sürmez. Kitabın ikinci basımı yalnız Orhan Veli’nin şiirleriyle yayımlanır Ayrıca Orhan Veli, kitabına “Garip İçin” başlıklı ikinci bir ön söz eklemek gereğini duyar. Garip akımı Melih Cevdet ve Oktay Rifat’ı şiiri ayrı bir çizgide sürdürmeleri sonucu Orhan Veli’nin adına bağlanmıştır. Şiir anlayışları: Ölçü ve kafiyeye karşı çıkmışlardır. Günlük konuşma dilini şiire uygulamaya çalışmışlardır. Mecaza, süse ve suniliğe karşı çıkıp; yalnızlığa önem verdiler. Halk şiirinin anlatım ve deneyimlerinden faydalandılar. O güne kadar şiirimizde kullanılmayan bir takım sözcükleri kullandılar. Sıradan insanlar şiire konu olmuştur. Yaşama sevinçlerini fazlasıyla şiire yansıtmışlardır. Kaynağını batı şiirinden alan Garip akımı eskiye ait olan her şeyin karşısında olup özellikle şairane söyleyişin karşısında olmuşlardır. Şiirde söz ve anlam oyunları bırakılmıştır. Temsilcileri: OMO koduyla akılda tutulabilir. Orhan Veli Kanık Melih Cevdet Anday Oktay Rıfat Horozcu Garip Şiirinden örnekler: ANLATAMIYORUM Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma,…