PARNASİZM (ŞİİRDE GERÇEKÇİLİK)
Akımlar / Ocak 13, 2017

Sanat sanat içindir ilkesini savunmuştur. şiiri salt biçim olarak görürler. Bu yüzden biçim güzelliğini her şeyden üstün tutarlar. Kafiye ve redife önem verilir. Parnasyenler, şiirlerini daha çok “sone” tarzında yazarlar.(Sone: Türk şiirinde az görülen, iki dört dizeli ve iki üç dizeli bölümlerden oluşan ve uyak düzeni genellikle abba, ccd, ede olan şiir.) Doğal güzelliğe ve dış görünüşe büyük önem verir. Duygunun yerini düşüncelerin aldığı parnasizmde ayrıntılı ve canlı betimlemelere yer verilir. Parnasyenler Eski Yunan mitolojisine büyük hayranlık duyarlar. Dolayısıyla ele alınan bazı konular klasisizmle benzerlikler taşır. Dizelerin dış yapısı, sözcüklerin sıralanışı, seslerin uyumu, ritim ön plandadır. Bu yüzden parnas sanatçılar, ölçü ve uyağa çok önem verirler. Dizelerin dış yapısı, sözcüklerin sıralanışı, seslerin uyumu, ritim ön plandadır. Bu yüzden parnas sanatçılar, ölçü ve uyağa çok önem verirler. Parnasizmin Temsilcileri: Gautier Lisle Prudhomme J. Maria de Heredia Türk Edebiyatında Parnasizmin Temsilcileri: Parnasizm Türk edebiyatına Servet-i Fünun döneminde girer. İlk izleri Cenap Şahabettin’de olsa da bu akımın en belirgin etkileri Tevfik Fikret’te görülür. Kimi yönleriyle Yahya Kemal de bu akımdan izler taşır.

SERVET-İ FÜNUN EDEBİYATINDA ŞİİR
11 Türk Dili ve Edebiyatı / Aralık 27, 2016

Servet-i Fünun Dönemi edebiyatımızın birçok alanında köklü değişimlerin yaşandığı bir süreçtir. Tanzimat’la başlayan yenileşme Servet-i Fünun’la devam etmiş. Servet-i Fünun dergisi çevresinde toplanan şairler eski-yeni tartışmasını bitirip ‘yeni’nin zaferini ilan etmişlerdir. Servet-i Fünun Şairleri; Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Hüseyin Siret, Hüseyin Suat, Ahmet Reşit Rey, Ali Ekrem Balayır, Süleyman Nesip, Süleyman Nazif, Faik Ali Ozansoy, Celal Sahir Erazan Genel özellikleri; Şiirde konu ve biçim yönünden büyük yenilikler yapılmış. Kulak için kafiye anlayışı benimsenmiş. Şiirde musikiye, şekil ve kusursuzluğa önem verilmiş. Düzyazıya yaklaştırılmıştır. Aruz kalıpları konuya göre seçilmiş; bir şiirde birden fazla aruz kalıbı kullanılmış. Sone, terza-rima gibi Batı’dan alınan nazım şekilleri ilk defa kullanılmış. Arapça ve Farsçadan daha önce kullanılmayan kelimeleri kullanmayı hüner olarak görmüşler. Şiir bütünlüğüne önem verilmiş. M.Ekrem’in ‘’Güzel olan herşey şiirin konusu olabilir.’’ anlayışıyla hareket etmişler.   ESKİ-YENİ TARTIŞMASI Servet-i Fünun Edebiyatı doğduğunda; Muallim Naci ile R.M.Ekrem arasında eski-yeni tartışması etkili olmuş. Muallim Naci, Türk edebiyatının kökten değil, kısmi bir şekilde modernleştirme taraftarıydı. R.M.Ekrem; kendisini yeni edebiyatın üstadı olarak görüyordu. Recaizade, M.Naci’nin şiirlerini sadece estetiği öne çıkardığı gerekçesiyle ağır şekilde eleştiriyordu.   ŞİİRDE BİÇİM Tanzimatçılar şiirin içeriğini kendi siyasi düşüncelerine ve sanat anlayışlarına göre değiştirmişler. Servet-i Fünuncular anlamı beyitle sınırlandırmayı kaldırmışlar, anlamı diğer beyitlere taşımışlar; böylece ifade…