Öz (Saf) Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir

Fransız şair Paul Valery’nin ‘’Şiir dili her şeyin üstündedir.’’ Görüşünden hareketle Divan şiirinin biçimsel yapısından da etkilenerek geliştirilen ortak bir şiir anlayışıdır. Saf şiir anlayışı Ahmet Haşim’in ‘’Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar’’ adlı makalesiyle başlamıştır. Milli edebiyat döneminde Ahmet Haşim ve Yahya kemalin başlattığı anlayış Cumhuriyet edebiyatında da devam etmiştir. Şiirde ahenk; söyleyiş tarzı, ritim, kafiye vb. ile sağlanır. Sanat ve şiir her şeyden önce bir biçim sorunu olarak algılanır. Amaç okurda estetik bir haz oluşturmaktır. Şiirde yerli ve mahalli unsurlara fazla yer verilmez. Şairler, düşsellik, bireysellik ve içsellik gibi özellikleri benimserler. Daha çok sembolizm akımından etkilenilmiştir. Simgecilik, bireysellik, ruh, ölüm, rüya, renkler, mitolojik unsurlar ve yansımalar şairlerde görülen başlıca ortaklıklardır. Şiirlerini anlaşılmak için değil duyulmak için yazarlar. Şiirde öğretme amacı güdülmez. Amaç güzel şiir yazmaktır. Sanat sanat için anlayışı hakimdir. Şiir soylu bir sanat olarak kabul edilir. Her şairin kendine has bir imge düzeni vardır. Özgünlük ve yaratıcılık amaçlanmıştır. Şiirde musikiye yakın bir söyleniş görülür. Dil günlük dilin kalıplarından uzaklaştırılmıştır. Ağırlıklı olarak aruz ölçüsü ve sonra hece ölçüsü ve serbest ölçüyle yazılmış şiirler de vardır. Şair rahat şiir yazarak dilde saflaşmaya ulaşır, düşüncesi benimsenmiştir. Temsilcileri: AYMANA CeFA ÖZ diye akılda kalabilir. Ahmet Haşim Yahya Kemal Behçet Necatigil Ahmet Hamdi Tanpınar Ahmet…

Yahya Kemal’in Şiiri Üzerine
ŞİİRLER / Şubat 12, 2017

                       Kar Musikisi Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.  Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.  Bir kuytu manastırda dualar gibi gamlı,  Yüzlerce ağızdan koro halinde devamlı,  Bir erganun ahengi yayılmakta derinden…  Duydumsa da zevk alamadım İslav kederinden.  Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,  Tanburi Cemil Bey Çalıyor eski plakta.  Birdenbire mesudum işitmek hevesiyle,  Gönlüm dolu İstanbul’un en özlü sesiyle.  Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,  Uykumda bütün bir gece körfezdeyim artık! Aruzla yazılmış, sade muhteşem bir şiir. Edebiyatımızın en büyük şairlerinden Yahya Kemal, aruz ölçüsünü halkın konuştuğu Türkçeye en güzel uyarlayan şairdir. Aşağıda onun şiir anlayışını anlatan birkaç alıntı: Şiirin vezin, kafiye ve iç ahenge dayandığına inanan Yahya Kemal, Türk şiir geleneğinde önemli bir yer tutan aruzu tercih etmiştir. Paris’ten döndüğü yıllarda daha çok eski dille, eski tarzda tarihî hayat sahnelerini tasvir eden gazeller söylemiştir. Böyle yaparken bir yandan eski kültürle birlikte eski dilin de tarihe karışmakta olduğunu fark ediyordu. Hece ile ve sade dille şiir yazmayı denedi, ancak bundan memnun kalmadı. Sade dil onun hoşuna gidiyor; bu dil anlayışının zamanla daha çok kabul göreceğine inanıyordu. Bu durum karşısında başarılması güç, fakat kendisi için gerekli olan…

Milli Edebiyat döneminde Şiir

Tanzimat dönemi sanatçılarının ortaya attığı halkın diliyle, halk yazma anlayışının en iyi şekilde uygulama(ya başlayan Mehmet Emin Yurdakul’dur.  1897 yılında yazdığı ‘’Ben Bir Türk’üm; dinim cinsim uludur’’ dizesiyle başlayan Cenge Giderken isimli şiiri edebiyatımızda yeni bir çığır açmıştır. İçinde bulunduğu dönemde sade ve hece vezniyle yazdığı şiirleri Mehmet Emin sade bir dille ve heceyle şiir yazan yeni Türk edebiyatının ilk şairidir. Şiirlerinde milli duyguları ve sosyal konuları işlemiştir. Mehmet Emin Yurdakul’un başlattığı bu şiir anlayışı uzun yıllar boyunca yalnız devam etmiştir. Ancak 1917 yılından itibaren Beş Hececiler’in ortaya çıkışına kadar devam etmiştir. Beş Hececiler şiir de hece veznine birden geçmemişler aruzu da kullanmaya devam etmişlerdir.  Bununla birlikte Edebiyatımızın büyük  şairlerinden Mehmet Akif, Yahya Kemal ve Ahmet Haşim aruzla ve sanat değeri yüksek şiirler yazmaya devam etmişlerdir. Mehmet Emin’in dışındaki heceyle yazan şairler, Ziya Gökalp’in etkisiyle heceye yönelmişler fakat aruzla da yazmaya devam etmişlerdir. Heceyle yazdıkları eserlerde anlam derinliği ve sanat estetiği oluşturamamışlardır. Mehmet Akif ve Faruk Nafiz  aruzla yazmalarına rağmen şiirlerinde  yerli hayatı yansıtmış şairlerdir. Aruzun Son üç büyük temsilcisi olan Yahya Kemal, Ahmet Haşim ve Mehmet Akif gerçek sanat değeri taşıyan şiirleri meydana getirmişlerdir. Mehmet Akif  özellikle manzumelerinde halkın sorunlarına yönelmiş. Fakat Ahmet Haşim ve Yahya Kemal toplumsal konulara…