Bir Ben Vardır Bende
ŞİİRLER / Şubat 2, 2017

Severim ben Seni candan içeru Yolum vardır bu erkandan içeru Şeriat, tarikat yoldur varana Hakikat meyvası andan içeru Dinin terk edenin küfürdür işi Ol ne küfürdür, imandan içeru Beni bende demen, ben de değilim Bir ben vardır bende, benden içeru Beni benden alana ermez elim Kim kadem basa Sultandan içeru Süleyman kuş dilin bilir dediler Süleyman var, Süleyman’dan içeru Tecelliden nasip erdi kimine Kiminin maksudu bundan içeru Senin aşkın beni benden alıptır Ne şirin dert bu, dermandan içeru Miskin Yunus, gözü tuş oldu Sana Kapıda bir kuldur, Sultandan içeru Yunus Emre

Tekke-Tasavvuf Edebiyatı Genel Özellikleri

TASAVVUF NEDİR? Tasavvuf, insanın tanrısal erdemlere benzemesini amaçlayarak, Tanrı, evren ve insan ilişkisini bir bütünlük içinde açıklamaya çalışan, dinsel ve felsefi düşüncedir. Başlangıçta günah işlemekten sakınmak, dünyasal işleri küçümsemek ve bunlardan uzak durmak, yalnızlığı seçerek sürekli Tanrı’yı anmak, kalbin ancak bu yolla temiz tutulacağına inanmak gibi düşünceler ve uygulamalarla ortaya çıkan tasavvuf 12.yüzyıldan sonra tarikatlar biçiminde örgütlenerek güçlü bir hareket durumuna gelmiştir. Tasavvufun temeli evrende tek varlığın bulunduğu, o tek varlığın dışındaki diğer varlıkların ise onun yansıması olduğu görüşüne dayanır. O tek varlık Allah’tır. Öteki varlıklar yani görünen her şey Allah’ın türlü görüntüleridir. Buna “vahdet-i vücud” denir. İnsan için varlık kazanmanın amacı “insan-ı kâmil” olmaktır. Çünkü insan dünyaya olgunlaşmış  bir varlık olarak gelmez. Olgunlaşmak için birtakım mertebeleri aşmak zorundadır. Tasavvufi anlamda” insan-ı kâmil” olmak “bekabillah” a yani sürekli olarak Allah’ın varlığında bulunma mertebesine ulaşmakla olur. ”Bekabillah”ı “Fenafillâh” yani insan varlığının Allah varlığında yok olduğu makam izler. Tasavvufun en önemli özelliklerinden biri ilahi gerçeğe ulaşmanın temelinde aşkın bulunduğudur. Allah’ a yasaklarla ya da korkularla değil sadece aşkla ulaşılabileceği inancını ön plana geçirmiştir. Tasavvufun kuşkusuz en önemli isimlerinden biri olan Mevlana’nın eserlerinde bu inancın etkileri fazlasıyla görülmektedir. Mevlana’ya göre insan hangi din ve mezhepten olursa olsun her yerde eşittir. Dinin yalnızca kişinin…

Yunus Emre (1238-1320)

Hayatı hakkında kesin bilgiler olmamakla birlikte Yunus Emre’nin,  14. yy’ın  başlarında Anadolu Beyliklerinin kurulduğu yıllarda Eskişehir’in Sivrihisar köyü civarında yaşadığı ve yine burada öldüğü tahmin ediliyor. Yunus,  Anadolu’nun  Moğol istilası felaketiyle baş başa kaldığı yıllarda insanları tasavvufa ve Allah’a yönelterek   manevi bir huzur ortamının kurulmasını sağlamış, insanlar için adeta bir sığınak olmuştur. Ayrıca bu dönemde ortaya çıkan çeşitli sapık mezhep ve batını inanç karşısında Mevlana, Hacı Bektaşi Veli gibi manevi önderlerle birlikte, toplumun barış ve sükun içinde yaşamasına önemli katkılar sağlayarak, İslam’ın doğru bir şekilde yayılmasına yardımcı olmuştur. “ Ümmi “ olarak tanınmasına rağmen şiirlerinden, okuma yazma, kısmen Arapça ve aruz veznini öğrenecek kadar okuryazar olduğu anlaşılmaktadır. Buna rağmen medresede tahsil görmüş olduğu da söylenemez.  Anadolu kentlerini dolaştığı, Azerbaycan ve Şam’a gittiği, Mevlana ve Hacı Bektaşi Veli ile görüştüğü rivayet edilir. Ayrıca hocası Taptuk Emre’nin hizmetinde çalıştığı, manevi olgunluğunu burada tamamladığı söylenir.   -Tekke- Tasavvuf edebiyatının Türkçeyle yazan en büyük şairi olarak kabul edilir. – Allah sevgisi ve insan sevgisini en iyi şekilde birleştirmiş, hoşgörü ve barışın en güzel temsilcisi olmuştur. – Vahdet-i vücut inanışının bir sonucu olarak bütün varlıkları tanrının bir yansıması olarak görür. O yüzden  ‘’ yaradılanı hoş gördük yaradandan ötürü’’ meşhur sözünü söylemiştir. – Geçici dünya hayatını…